Bumerang - Yazarkafe
Web sitemize hoşgeldiniz, 23 Ekim 2018

Tüketim Kültürü ve Kadın

[ads1]İnsan ihtiyaçlarının sınırsız, kaynakların ise sınırlı olduğu iktisat tanımı sürekli olarak tüketimle güçlenen kapitalist ekonomi modelinin doğasına ters düşse de birey olarak bizler tüketici kimliğimizle tüketici ekosistemi yaratarak yaşamlarımızı idame ettirme gayretine girdik. Teoride yaşamak için tüketmesi gereken insan, sanayi devriminin ardından ve teknolojik gelişmelerle birlikte tüketmek için yaşatan bir model etrafında toplandı. Bununla birlikte günümüzde internet tüketim tercihlerimizi önemli ölçüde etkileyen bir unsur olarak karşımıza çıkmaya başlamıştır. İlkel kabilelerden modern topluma geçişimizde teknoloji hayatımıza öyle bir yerleşmiş ki, bireyin toplumsal, ekonomik, sosyal ve kültürel tüm tercihlerini büyük oranda tesiri altına almıştır. Zaten tüketim kültürü dediğimiz olguyu da yine bireylerin kendisi meydana getirmiştir. Teknoloji yalnızca bu süreci hızlandırmıştır.

tuketici kadinlar

Tüketim olgusunun bir kültür halini aldığı günümüzde tüketici olarak neyi satın aldığımıza, nasıl satın aldığımıza, hangi modayı takip ettiğimize, markalardan hangilerini tercih ettiğimizle daha fazla ilgilenerek ürün ya da hizmetin fonksiyonundan ziyade tüketiciye kattığı değerlerle adından sıkça bahsettirmektedir. Yani kısacası bireyler artık ürünün marjinal faydasını değil, kendisinde yarattığı imajı düşünerek tüketim tercihlerini belirlemektedir. Örneğin doğal ihtiyacımız olan yemek yemek, istendiğinde birkaç dilim ekmekle de çözülebilecek bir ihtiyaçken, MC Donalds’tan satın alınan hamburger tüketiciye imaj kazandırma boyutuyla da tercih edilmektedir. Tüketim kültürü, küreselleşmenin de etkisiyle yaşadığınız sokaktan, mahalleden çok daha büyük boyuttaki sosyal kitleleri etkilemektedir. Bugün Amerika’da üretilen bir cep telefonuna, Afrika’nın en ücre köşesinde ihtiyaç duyuyor ve ürünü tercih ediyorsak bu durum tüketim kültürünün sınırları çoktan aştığının göstergesidir.

kadinlar ve tuketim

[ads2]Küreselleşme hızından daha yüksek bir şekilde insanları etkileyen tüketim kültürü cinsiyetlere göre farklı etki oranıyla da dikkatleri çekmektedir. Zaten tüketici davranışlarını etkileyen faktörler de cinsiyete göre farklılık göstermektedir. Konuya bir örnek gösterecek olursak doğumumuzdan ölümümüze kadar biz kadınların tüketim alışkanlıkları erkeklerden çok farklı mecralara kaymıştır. En basiti televizyon reklamlarından bile etkilenme oranlarımız, bir üründen memnun kalma oranlarımız, psikolojik tatmine ulaşma katsayımız erkeklere göre farklılık göstermektedir. Konuyu bir örnekle açıklamak gerekirse; giyinmek en temel ihtiyaçlarımızdan birisidir fakat erkeklerin sahip olduğu kıyafetler ile kadınların sahip olduğu kıyafetler arasında dağlar kadar fark vardır. Ayakkabı konusunda hiç girmiyyorum bile. Yani cinsiyet olarak biz kadınların tüketim alışkanlıkları, tüketim kültürü ve tüketici ekosistemi içerisinde erkeklerden çok daha değişkendir.

Yapılan bilimsel araştırmalar da bu tezi doğrulayacak cinstendir. Yani kadınlar erkeklere nazaran farklı tüketim davranışları sergilemektedir. Her ne kadar “yuvayı dişi kuş yapar” sözünden hareketle kadınların yuva kuran, tasarruf eden, ev ekonomisini ayakta tutan dominant etkisinden bahsetsek de aslında bizler tüketim kültürü içerisinde “dişi kuş” yakıştırmasından oldukça uzağız.

Etiketler:

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz