Bumerang - Yazarkafe
Web sitemize hoşgeldiniz, 21 Eylül 2018

Meme Kanseri Hakkında Bilgiler

Meme kanseri ağırlıklı olarak ileri yaşlarda ortaya çıkan bir rahatsızlıktır. İyi huylu ve kötü huylu kitlelerin oluşmasıyla kendini gösterir. Kötü huylu kitleler tümöre dönüşerek hafif, orta ve ileri boyutlarda kanseri başlatır. Hiç doğum yapmamış kadınlarda meme kanseri riski daha yüksektir.

Meme kanseri tedavisinde uygulanan yöntemler şunlardır. Kitle, doku ve tümörün hatta organın alındığı cerrahi müdahale yani ameliyat, radyoterapi, kemoterapi, hormon tedavisi, ışın tedavisi uygulanabilir. Tedaviyi doğru seçmek hastanın biyopsi sonucuna, yaşına, tümörün büyüklüğü safhası ve türüne, meme yapısı ve hastanın tercihine göre değişmektedir. Mastektomi koruyucu cerrahi işlemidir. Tümörün yayıldığı veya yayılması beklenen dokuların tamamen alınmasıdır. Koltukaltı, lenf bezi nodları, meme ve çevresi gerekli görülürse ve hasta tercih ederse mastektomi ile alınabilir. Memede oluşan kanser hücresi kan yoluyla diğer doku ve organlara sıçrayabilir. Bunu da tümör yok edici ilaçlarla kemoterapi tedavisiyle önlemek mümkündür.

Erken teşhis tüm kanser tiplerinde olduğu gibi meme kanserinde de hayat kurtarır. İlk veya ikinci evrede teşhis edilen meme kanseri daha kolay tedavi edilir ve tümörün yayılma riski azalır. Genetik etkenler kanserde etkilidir ancak bu kişiden kişiye değişir. Araştırmalara göre her 8 kadından biri meme kanserine yakalanabilir. Geç doğum yapan, ilk adetini erken yaşta gören, menopoza 55 yaşından sonra giren, emziremeyen, doğum kontrol hapını uzun süre kullanan, menopoz sonrası hormon tedavisi ve ilaçlarını uzun süre kullanan, uzun boylu, aşırı zayıf ya da aşırı kilolu olanlar, aşırı yağlı beslenenler, ailede meme kanseri öyküsü olanlar, alkol tüketenlerde meme kanseri riski çok daha fazladır.

Genel sağlık durumu sıkça kontrol ettirilmeli, bir yaştan sonra en az senede 1 defa meme kontrolü yaptırılmalı, egzersiz yapılmalı, sigara, alkol, stres ve kötü beslenmeden uzak durulmalıdır. İyi uyumak, temiz hava almak, eğlenmek de meme kanseri riskini azaltan faktörlerdir. Meme kanserinin en bilinen ve en çok rastlanan belirtisi, memede ağrısız ve zamanla büyüyen bir kitlenin hissedilmesidir. Çok az da olsa memede ağrı duyulabilir. Meme ve çevresindeki deride kalınlaşma, tahriş, şişlik, meme ucunda akıntı, renk değişimi, bozulmalar, hassaslaşma ve içe dönme gibi belirtiler de şüphe teşkil eder. Bu belirtiler fark edildiği anda uzman doktora görünmek gerekir.

Kendi kendine yapılan meme kontrolleri çoğunlukla hastalığı ele verir. Doktor tarafından yapılan kapsamlı bir meme muayenesi ve meme filmi mamografi sonucu meme kanseri teşhis edilir. Genç kadınlarda mamografi tercih edilmez, ultrason çekilir. Menopoz öncesi dönemde adetin başlangıcından sonraki 7. ve 10. günlerde, menopoz sonrası dönemde ise her ayın aynı günü muayene yapılmalıdır. Evre 3 ve Evre 4 ileri boyutta meme kanseri aşamasıdır ve hayati açıdan risklidir. Onkoloji uzmanları kanserli hücreyi en etkin şekilde diğer bölümlere geçmesine izin vermeden etkili bir şekilde ortadan kaldırmaya çalışır.

20-40 yaş arasında elle muayene kontrol ve 2 yılda 1 kez klinik muayene ve kontrol yaptırılmalıdır. 40-70 yaş arasında ise elle kontrol, yılda bir klinik muayene, iki yılda bir de mamografi çekimi yaptırılmalıdır. Ailede kanser öyküsü varsa meme kanseri riskini %10 oranında artıyor. Bunun için şüpheli durumlarda ve bir yaştan sonra muayene ve kontrollere giderek, tümör varsa erken tedaviye gitmek hayat kurtaracaktır.

Etiketler:

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz