Bumerang - Yazarkafe
Web sitemize hoşgeldiniz, 24 Haziran 2018

Gebe ve Emziren İş Kadınları İçin Yeni Yasal Düzenlemeler

Kadın olmak zordur. Hem iş hayatı hem de evlilik hayatı her şey bizden sorulur oldu.Eskiden biz kadınlar evlendikten sonra ister ev hanımı olur çocuğumuza bakardık istersek çalışırdık. Ama zaman değişti ve zorlaştı. Artık hiç bir şey eskisi gibi değil. Artık ister ev hanımı oluruz ister çalışırız keyfimiz bilir diyemiyoruz. Muhakkak bizim de eve, aile yaşantımıza az da olsa destek çıkmamız bekleniyor. Özel sektör; hamileyiz, değiliz, paraya, işe ihtiyacımız var umrunda bile değil. Çalışamayacak duruma gelince işten ayrılmak zorunda kalıyorduk ve daha sonra da iş de bulmakta zorlanıyorduk. Ama artık devlet buna bir çözüm bulma yoluna girdi ve hamile veya emziren anneler için yeniden yasa tasarısı sunuldu.

[ads1]
Bu tasarının amacı; kadınların doğum nedeniyle işten çıkarılmaları ve iş yaşamından uzaklaşmalarının önüne geçmek. Doğum izni süresince verilen izinler devletin işsizlik fonundan yapılacak ve iş veren devlet tarafından desteklenecek. Bu yasayla doğum yapan kadınların işten çıkarılma veya zaman kısıtlılığı yüzünden işten ayrılmaları engellenecek.
Yani kadın hakları, kadın eşitliği üzerinde bir çok yenilik getirilmekte ve yeni yasal düzenlemelere gidilmektedir.
Gebe veya emziren iş kadınların çalışma hayatına kolaylıklar ve bir takım ayrıcalıklar tanınmış ve yönetmelikte bununla alakalı değişikliğe gidilmiştir.
İşte değişikilik yapılan yönetmeliğe göre çalıştırılma şartlarıyla ilgili olarak yeni düzenlemeler;
*Hamile kadınlar ya da emziren anneler, gün içinde en fazla 7,5 (yedi buçuk) saat çalıştırılabilecek. Kesinlikle daha fazla çalışması için zorlanılmayacak.
*Ayrıca hamile 150 kadın çalışana sahip iş yerlerinde 0-6 yaş aralığındaki çocuklar için ise iş yerinin olduğu yerde ücretsiz kreş kurulacaktır .
*Kanunun yeniden düzenlenmesiyle beraber çalışan kadının hamileliği ve annelik dönemi süresince çeşitli izinler verilerek bu dönemleri çalışmadan veya part time çalışarak geçirilmesi hedefleniyor.
Verilen hakların başında öncelikle hamile çalışan kadının doğum öncesi ve doğum sonrası ile alakalı ücretli- ücretsiz izinler yeniden gözden geçirildi.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 74. maddesine göre hamile çalışan kadının doğum yapmadan önceki 8 hafta (2 ay) ve doğum yaptıktan sonraki 8 hafta (2 ay) yani toplamda 16 hafta (4 ay) olmak üzere ücretli izin verilmesi kararlaştırıldı. Birden fazla olan çoğul gebeliklerde doğumdan önce 8 hafta yerine 10 hafta şeklinde ayrıcalık tanınarak farklı bir düzenleme getirildi.
*Ayrıca iş veren çalışanına hamilelik boyunca gereken sağlık kontrolleri ve periyodik muayeneler için ücretli olarak izin vermek zorundadır.Hiç bir şekilde hamile olan çalışanının doktora gitmesine izin vermemek veya gittiği taktirde maaşından belli bir miktar para kesmesi söz konusu dahi olamaz. Böyle bir şeyin olması durumunda çalışan kadına fesih hakkı doğar ve kıdem tazminatının verilmesini isteyerek hemen işten ayrılma hakkına sahip olur.
*Çalışan kadının ücretli olan doğum izinleri bittikten sonra ayrıyeten 6 ay da ücretsiz izni vardır. İş veren bu 6 aylık ücretsiz olan izni çalışan kadına vermek zorundadır. Kıdem tazminatı ve senelik izin hesaplarken bu süre hesaba dahil edilmez.

[ads2]
Yeni yasal düzenlemelerle alakalı olarak İş Hukuku Enstitüsü Başkan Yardımcısı olan Avukat Naciye Uçar şu şekilde bir açıklamada bulunmuştur. “Sanayi Devriminden başlayarak kadınların sanayi ve üretimdeki yeri artmaya başladı. Günümüzde ise ekonomik gelişim ve üretime katkıları tartışılmaz derecede büyük. İlk dönemlerde kadınlar daha az ücretle ve daha az sosyal hakla çalışmaya razı oldukları için tercih edilmişlerdi. Günümüzde ise öncelikle kadının çalışma hayatının yanında özel aile hayatına ilişkin sorumlulukları iş verenler açısından tercih edilmemesinde ilk sebeptir. En basit örneği ise kadının doğum yapma ihtimalidir. Bekar kadınlar dahi işe alınırken ileride doğum yapabilecekleri ihtimali göz önüne alınarak değerlendirilmektedir.Yaşları ve sosyal statüleri göz önüne alınarak evlenmeleri halinde alacakları izinler, doğum sırasında alacakları izinler bile düşünülüyor. Düzenlenen tasarı yeni getirilmiş bir yaptırım değil. Hatta hali hazırda eksikleri bulunuyor. Mesela yasada çalışan hamile ya da emziren kadının 7,5 saatten fazla çalıştırılmayacağı belirtilmiştir. Fakat iş verenin kadını çalıştırması durumunda uygulanacak olan her hangi bir cezai işlem belirtilmemiştir. Artı olarak hamile ve emziren kadınların gece mesailerinde de çalıştırılamayacağı ve çalıştırılması durumunda da çalışanın şikayet etmesi durumunda 108 T.l gibi bir ceza uygulanacağı belirtilmiştir. Buda yaptırım için yeterli bir ceza-i işlem değil ki zaten çalışanlar da işlerini kaybetme korkusuyla her hangi bir başvuruda bulunamıyor. Çoğu zaman İş Hukuku alanında el yordamıyla gidilmesine rağmen çıkarılan yasalar ile birlikte yaptırımlar arttırılmaya çalışılıyor ama hala yeterli seviyeye ulaşılamadı. İş Hukuku Enstitüsü olarak çalışan ya da işverenlerin haklı oldukları her konuda yasal olarak haklarını aramalarını tavsiye ediyoruz. Öyle ki İş Hukukunda çıkarılar, yasa ve tüzükler tamamen yargı kararları doğrultusunda.”

©Kadının Kitabı özel haberidir, izinsiz kullanılamaz.

Etiketler:

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz