Bumerang - Yazarkafe
Web sitemize hoşgeldiniz, 23 Ekim 2018

Ayrılığın Vakti Geldi mi?

Genelde “ her aşk bitmek için başlar” sözünü duyarız aşkı bitirenlerin ağzından. Oysa günlerin su gibi aktığı bir zamanda bitmek için başlamamıştır hiçbir şey. Buna aşk da dâhil. Hatta bunların en başında aşk geliyor bile diyebiliriz.

Konu ayrılıklardan açılmışken ayrıla esnasında geçen sözleri hatırlamaktan da alıkoyamadım kendimi. Genelde o güne kadar söylenmemiş en afili laflar o gün söylenir, misafir için çeyiz sandığından yeni çıkan nevresim takımı gibi. Belki de ayrılığın verdiği şairaneliğin sonucudur bütün bu afili laflar. Ne dersiniz?

“Ben seni hak etmiyorum.”, “ Sen daha iyilerine layıksın.”, “ Sorun sende değil bende.” Gibi buram buram fedakârlık kokan laflar son derece fazla kullanılır ayrılıklarda. “Bu laflar acaba gerçekten kişinin içinden geldiği için mi söylenir yoksa ayrılığı daha da kolaylaştırmak için mi?” sorusu oldum olası aklımı hep kurcalamıştır zaten. Bana sorarsanız ikisi de ihtimal dâhilinde.

O güne (ayrılık günü) kadar her konuşmasında ortalığı kasıp kavuran, davranışlarında en ufak bir saygı kırıntısı bile görünmeyen, adeta bir şehri fetheden bir komutan edasıyla ortalığı inleten kişiler; o gün (ayrılık günü) bir bakıyorsunuz en nazik, en zarif, nerede ne söylemesi gerektiğini bilen en iyi hatibe bile taş çıkartırcasına konuşabiliyorlar. O anda gözlerinize ve kulaklarınıza inanamıyorsunuz tabi. Sanki sihirli bir değnekle o kişiye müdahale edilmiş ve o sihirli değnek de etkisini hemencecik göstermiş gibi bir durum ortaya çıkıyor. Oysa kişi, ayrılık gününde ortaya koyduğu anlayışlı, sevecen ve özellikle de fedakâr tavrı daha önceden sergilese iş buralara gelir mi sormak, sorgulamak lazım. Sorgulamak ve çözümü o güne (ayrılık günü) gelmeden önce bulmak lazım. Hoyrat bir şekilde davranarak iki tarafa da yazık etmemek lazım.

Etiketler:

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz