Bumerang - Yazarkafe
Web sitemize hoşgeldiniz, 24 Haziran 2018

ALS Hastalığı Nedir? Belirtileri Nelerdir?

[ads1]Son günlerde bir kova buzlu suyla kendini ıslatan birçok ünlünün videolarını izliyoruz. ‘Ice Bucket Challenge’ isimli yardım kampanyası, ALS hastalığına dikkat çekmek, toplumu bilgilendirmek ve bağış toplamak amacıyla yapılıyor. Peki ALS hastalığının ne olduğunu biliyor musunuz? ALS teşhisi konulan hastalar daha önce hiç bilmediği bir dünyaya adım atıyor. Sağlık görevlilerinin pek çoğu için bile yabancı bir dünya olan ALS hastalığı nöroloji yani sinirlerle ilgili bilim dalının alanı. İngiliz fizikçi Stephen Hawking, Çinli lider Mao Zedong, Galatasaray ve Fenerbahçe’de oynamış Türk futbolcu Sedat Balkanlı ve Amerikan politikacı Jacob Javits bu hastalığa yakalanmış ünlü kişilerden bazıları…

als hastaligi--

İşte ALS hastalığı ile ilgili merak edilenler…

ALS hastalığı nedir?
Amiyotrofik lateral skleroz kas erimesini ve omurilikte harabiyeti anlatan bir tıbbi terim. Tüm dünyada görülen bir hastalık olan ALS, Amerika’da ünlü beysbolcu Lou Gehrig adıyla, İngiltere’deyse Motor Nöron Hastalığı (MND) olarak anılıyor. Türkiye’de ünlü futbolcu Sedat’ın hastalığı olarak biliniyor.

ALS hastalığının belirtileri neler?
ALS hastalığının başlangıç belirtileri her hastada aynı olmuyor.
• Genellikle bir kolda ya da bacakta güçsüzlük ya da incelme, hastanın fark ettiği ilk belirti oluyor. Örneğin, kalem tutmak, düğme iliklemek, çanta taşımak zorlaşıyor ya da hasta yürürken tökezleyebiliyor.
• Bazı hastalarda hastalık, konuşma veya yutma güçlüğü şeklinde başlıyor. Hastanın kendisi ya da yakınları peltek, genizden konuşmayı fark edebiliyor.
• Kaslarda seyirme, ağrı ve kramplar bu belirtilere eşlik ediyor.
• Kontrol edilemeyen ağlama ve gülmeler görülebilir.

ALS ilk kez ne zaman tanımlandı?
ALS ilk kez 1869 yılında alanında öncü bir nörolog olan Fransız Jean-Martin Charcot tarafından tanımlandı. Bu nedenle, hastalık ilk zamanlar Charcot Hastalığı olarak adlandırılmıştı.

ALS hastalığı kimlerde görülüyor?
ALS hastalığı dünyanın her yerinde ve her kesimden insanda ortaya çıkabiliyor. Erkeklerde biraz daha sık görülüyor. Ortalama başlangıç yaşı 55. Ancak çok genç yaşta da ya da çok ileri yaşta da ortaya çıkabiliyor. Dünya nüfusunun yüz binde 2-6 kadarı ALS hastası. Her yüz bin kişiden yılda 2-6’sı bu hastalığa yakalanabiliyor.

ALS hastalığı genetik mi?
Tüm ALS hastalarının %90’ı sporadik, %10’u ailesel ALS hastası. Ailesel ALS hastalarının da yarısı genetik. Bu nedenle hastalığın büyük çoğunlukla kalıtımla ilgisiz olduğu söylenebilir.

ALS hastalığı bulaşıcı mı?
Hayır, ALS bulaşıcı bir hastalık değil. Hastaların yakınlarına ve tedaviyle ilgilenen kişilere bulaşmaz.

ALS hastalığından güç kaydı neden olur?
Bir hareketi başarabilmek için o hareketle ilgili kaslarımızın istemli olarak kasılabilmesi gerekir. Kasların ihtiyaca göre kasılabilmesi için motor sinirler denen iki grup sinir görev yapar. Biz bir hareket yapmak istediğimizde beynimizin ilgili bölümünden doğan uyarım birinci grup motor sinirler tarafından önce omuriliğe ulaştırılır. Orada bekleyen başka motor sinirler uyarılır. Bu ikinci grup sinirlerse omurilikten çıkıp ilgili kasa giderek onun kasılmasını sağlar. Eğer motor sinirlerde harabiyet olursa, istemli kas kasılması bozulur, hasta da gücünü kısmen ya da tamamen kaybeder.

ALS hastalığının sebebi nedir?
Motor sinirlerdeki harabiyetin nedeni bilinmiyor. Bazı şüphe ve tahminler var. Tarım ilaçları ve ağır metaller gibi bazı çevresel etkenler, hormonal bozukluklar, vitamin eksikliği, virüsler, kanser gibi pek çok etkenin hastalığa yol açtığından şüpheleniliyor, ancak bunların hiçbiriyle ilgili yeterli kanıt yok.

ALS nasıl teşhis edilir?
Teşhis öncelikle klinik belirti ve bulgulara dayanarak konuyor. Yine de, hastalık pek çok kas ve sinir hastalığı ile karışabildiği için bazı tetkiklerin yapılması gerekiyor. Tanıya yardım eden yöntem elektromiyogram (EMG) oluyor. Başka hastalıklarla karışabileceğinden, manyetik rezonans görüntüleme (MR), bazı kan ve idrar tetkikleri gerekebiliyor.

Hastalık ne kadar zamanda ilerler?
ALS’nin seyri her hastada farklı şekilde olur. Hastalıkta hayatta kalma süresi genellikle 4-6 yıl olarak verilse de, 10 yıl ve üstünde yaşayan pek çok hasta var. İyi bir tıbbi ve sosyal destek ile 20 yıldan fazla yaşayan ALS hastaları vardır.

als-hastaligi-nedir-belirti

ALS hastalığın seyri nasıl?
Güçsüzlük, zaman içinde başladığı bölümden diğer uzuvlara (kol, bacak, dil ve yutak kaslarına) yayılır. Bütün vücutta kaslarda erime, güçsüzlük, seyirmeler nedeniyle hastanın günlük yaşam aktivitesi kısıtlanabilir. Tek başına iş göremeyebilir. Yemek yiyemez, giyinemez, yıkanamaz. Yataktan dahi kalkamayabilir. Hastalığın kritik dönemi solunum kaslarının da güçsüzleştiği zamandır. Bu durumda hastanın hızlı ve yakın tıbbi desteğe ihtiyacı vardır. Hastalığın başlangıcından itibaren hayatta kalma süresi genellikle dört-altı yıl ise de, on yıl veya daha uzun yaşayan pek çok hasta da var. Yirmi yıl yaşayan hastalar olduğu gibi ilerlemesi duran, şikayetleri geçen hastalar da oluyor. Bu farkın nedeni tam olarak bilinmiyor. Teşhisten 43 yıl sonra hala yaşamını oldukça verimli biçimde sürdüren dünyaca ünlü bilim adamı Stephan Hawking, sergilediği bu dirençli tablo ve uzun yaşam süresiyle ALS olmadığı yolunda bir görüşe yol açtıysa da ALS hastası. Üç hemşire ve asistanının desteğiyle de olsa her yıl dört-beş kez yolculuğa bile çıkan ve bundan büyük keyif alan Hawking, çevresiyle iletişimini yanak kasları ile kontrol ettiği elektronik bir cihaz aracılığıyla sağlıyor. Bilgisayarda yazı yazabiliyor ve yazdıklarını, bir metin okuyucu program sayesinde seslendirebiliyor.

Hastalıktan etkilenmeyen kaslar var mı?
Hastalık vücudun bütün kaslarını etkilemez. Hasta, bağırsaklarını ve idrarını kontrol edebilir. Cinsel fonksiyonları etkilenmez. Kalp kası zarar görmez. Göz kasları çoğu kez en son etkilenen kas olur, kimi zaman da hiç etkilenmez.

[ads2]
ALS nasıl tedavi edilir?
Riluzol’ün hastalığın ilerlemesini yavaşlattığı, hastanın ömrünü uzattığı, hastanın daha uzun süre iş görmesini sağladığı kanıtlandı. Ancak, maalesef ALS’nin henüz kesin tedavisi yok. Yine de, yeni ilaç çalışmaları yoğun olarak sürüyor. Öte yandan, hastanın mümkün olduğunca rahat ettirilmesi, normal yaşamını sürdürmesini sağlayacak tedbirler alınması çok önemli. Günümüzde hastanın rehabilitasyonuna yönelik pek çok imkan var. Bunlar her hastanın ihtiyacına göre belirleniyor.

Etiketler:

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz